Son Yazılar
Anasayfa Keşfet Leyla'dan Leyla'ca Aforizmalar
Leyla Edinc
Ana sayfa | Leyla'dan | YANLIŞ ATLARA OYNAYANLARIN ŞİİRİ

Ben hep sürüden ayrılan atları sevdim,

Yelesinde rüzgarı, gözlerinde isyanı taşıyanları.

Bir çitin ardında usulca otlayanlardan değil,

Uçurumun kenarında bile

Gökyüzüne meydan okuyanlardan yana oldum.

Belki de bu yüzden

Hep yanlış atlara oynadım hayat denen yarışta.

Kazananların değil,

Düştüğü yerden kalkarken,

Kimseye el uzatmayanların hikayesine inandım.

Bana “Deli” dediler.

Oysa ben,

Herkesin akıllı olmak uğruna,

Kalbinden vazgeçtiği bir dünyada,

Biraz insan kalmaya çalıştım.

Yanlış insanlara doğru duygular besledim.

Bir ömürlük sandığım gözlerde

Bir mevsimlik misafir oldum.

Kimi zaman bir gülüşe kandım,

Kimi zaman bir susuşun içinde

Kendime bir gelecek kurdum.

Ve öğrendim ki

İnsan en çok,

Hiç yaşanmamış bir mutluluğun

Yasından yorulurmuş.

Bir pire için nice yorganlar yaktım,

Ama hiçbir yangında

Kendi vicdanımı kül etmedim.

Beni incitenlerin ardından

Kapıları kapattım belki,

Ama içimdeki insanı

Hiçbir zaman dışarıda bırakmadım.

Denizlere düştüm.

Öyle denizlere ki

Kıyısı yoktu,

Dibi yoktu,

Sesimi duyacak bir insan yoktu.

Yine de yılana sarılmadım.

Çünkü insan boğulmayı göze almalı,

Kendisini kurtaracak diye

Ruhunu zehirleyecek ellere tutunmamalı.

Çok yalnız kaldım.

Öyle yalnızlıklar yaşadım ki;

Kendi sesim bile,

Bana yabancı geldi geceleri.

Ama hiçbir zaman

Bir başkasının kalabalığında

Kendime yer dilenmedim.

Benim de içimde

Kimsenin bilmediği adalar vardı.

Haritalarda bulunmayan,

Yolları yalnızca özlemden geçen,

Sahillerine cam şişeler içinde

Yarım kalmış sevda mektupları vuran adalar…

Her şişede başka bir ihtimal,

Her mektupta başka bir ben.

Birinde hiç söylenmemiş bir sevgi,

Birinde geç kalınmış bir özür,

Birinde yalnızca şu cümle:

“Ben seni, senin bile kendini sevemediğin yerden sevdim.”…

Ve belki de en büyük yanılgım buydu;

Bir insanın yaralarını seversem

Beni yaralamayacağını sanmak…

Oysa bazı insanlar,

Kendilerine uzanan eli değil,

O elin uzandığı mesafeyi hatırlar.

Ve bazı kalpler,

Ne kadar sevilirse sevilsin,

İçindeki kapıyı

Yalnızca gitmek için açar.

Ben yine de Aşk’tan vazgeçmedim.

Çünkü Aşk’ı

Beni terk edenlerin yüzünde değil,

Bütün terk edilişlere rağmen

İçimde hala yaşayabilen

O küçücük umut kırıntısında buldum.

Artık biliyorum;

Her sevda bir liman değil,

Her yolculuk bir kavuşma değil,

Her el, tutulmak için uzanmıyor.

Ve insan bazen

Bir başkasına yetişmeye çalışırken

Kendi ömrüne geç kalıyor.

Şimdi ne bir atın kazanmasını bekliyorum,

Ne de uzak bir kıyıdan

Adıma yazılmış bir mektup gelmesini.

Yalnızca kalbimin

Bunca kırgınlıktan sonra bile

Bir çiçeğin açışına inanabilmesine şaşıyorum.

Çünkü ben,

Bütün yanlış atlara rağmen

Yarışın kendisine değil,

Koşmanın özgürlüğüne aşık oldum.

Bütün yanlış sevdalara rağmen

Sevilmeye değil,

Sevebilen yanımı kaybetmemeye tutundum.

Ve bir gün;

Hayatın bütün kapıları yüzüme kapandığında,

Kendi içimde bir kapı aralık kalsın istedim.

Oradan biraz deniz görünsün,

Biraz gökyüzü,

Biraz da hala mümkün olan

O güzel, o imkansız,

O insana insan olduğunu hatırlatan Aşk…

Çünkü bazı insanlar,

Yanlış atlara oynadıkları için kaybetmezler.

Onlar, herkesin kazanmaya çalıştığı bir dünyada,

Kalplerini ortaya koydukları için

Hep biraz eksik kalırlar hayattan.

Ama kimsenin bilmediği bir şey vardır:

Bir insanın en büyük zaferi,

Bunca yenilgiden sonra

Kalbinin hala sevebiliyor olmasıdır…

-Leyla Edinç

Paylaş
★

Değerlendir

Bu sayfayı değerlendirin
5.00
5 üzerinden
Değerlendirme için yıldızlardan birini seçin
Değerlendirmeniz kaliteyi geliştirmemize yardımcı olur.

Yorumlar RSS YORUMLAR - 0

Yorum Yap

Zorunlu değil

Güvenlik Kodu

Captcha