Son Yazılar
Anasayfa Keşfet Leyla'dan Leyla'ca Aforizmalar
Leyla Edinc
Ana sayfa | Leyla'dan | 5 EKİM DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ!

Öğretmek başka, bir insana dokunmak başka…
Her yıl 5 Ekim’de kutlanan Dünya Öğretmenler Günü, aslında yalnızca öğretmenlerimizi hatırladığımız sembolik bir gün değil; öğretmenliğin bir toplumdaki yerini, değerini ve sorumluluğunu dünyaya hatırlatan önemli bir tarihin yıldönümüdür.
5 Ekim 1966’da UNESCO ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından “Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı” kabul edildi. Bu belge; öğretmenlerin haklarından çalışma koşullarına, mesleki gelişimlerinden eğitimin niteliğindeki rollerine kadar öğretmenlik mesleğine ilişkin uluslararası ölçekte önemli ilkeler ortaya koydu.
Bu tarih daha sonra öğretmenlik mesleğinin dünyadaki önemini hatırlatan özel bir güne dönüştü ve Dünya Öğretmenler Günü 1994 yılından bu yana her yıl 5 Ekim’de kutlanıyor. Fakat bütün bu tarihlerin, kararların ve resmi tanımların ötesinde öğretmenliğin çok daha insani bir tarafı var.
Öğretmek başka, bir insana dokunmak başkadır…
Hayatımız boyunca pek çok öğretmenin sınıfından geçeriz. Bize matematiği, edebiyatı, tarihi, coğrafyayı öğretirler. Formüller, tarihler, kurallar, cümleler bırakırlar hafızamızda… Ama bazı öğretmenler vardır ki bize yalnızca ders öğretmezler; bizi bize öğretirler.
Henüz kendimizin bile farkında olmadığımız bir yeteneğimizi görürler. Sessizliğimizin arkasındaki kırgınlığı, başarısızlığımızın arkasındaki korkuyu, öfkemizin ardındaki çaresizliği anlayabilirler.
Çünkü gerçek öğretmenlik, bir çocuğun karnesindeki notlardan önce gözlerindeki ifadeyi okuyabilmektir.
Bazen bir öğrencinin ihtiyacı daha fazla ödev değildir. Birinin ona, “Ben sana inanıyorum.” demesidir.
Bazen sınıfın en yaramaz çocuğu gerçekten yaramaz değildir; görülmek istiyordur. En başarısız görünen çocuk yeteneksiz değildir; belki evinde kimsenin bilmediği bir hayatla mücadele ediyordur. En sessiz çocuk uslu olduğu için değil, konuşabileceği güvenli bir yer bulamadığı için susuyordur.
İşte eğitim, tam da burada öğretimin ötesine geçer.
Öğretim insana bilgiyi verir; eğitim ise o bilgiyi nasıl bir insan olarak taşıyacağını öğretir. Bir öğretmen çocuğa dünyanın başkentlerini ezberletebilir; ama aynı zamanda ona dünyaya merhametle bakmayı da öğretebilir. Bir matematik problemini nasıl çözeceğini gösterebilir; fakat daha önemlisi, hayatın karşısına çıkardığı problemler karşısında pes etmemeyi öğretebilir. Belki yıllar sonra öğrenci o derste öğrendiği formülü unutacaktır. Ama öğretmeninin kendisine nasıl hissettirdiğini kolay kolay unutmayacaktır. Çocukluk hafızası tuhaftır çünkü… Tahtaya yazılanların bir kısmını siler; ama kendisine inanıldığı günü saklar.
Aşağılandığı günü de saklar.
Cesaretlendirildiği günü de…
Kalabalık bir sınıfın içinde bir öğretmenin onu gerçekten gördüğü o küçücük anı da…
Bu yüzden öğretmenlik yalnızca bir meslek değildir. Henüz kişiliği şekillenmekte olan bir insanın hayatına dokunabilme ayrıcalığı olduğu kadar, çok büyük bir sorumluluktur da.
Bir öğretmenin ağzından çıkan küçücük bir cümle, bir çocuk için yıllarca taşıyacağı bir yaraya da dönüşebilir, hayatı boyunca sırtını dayayacağı bir özgüvene de…
Aslında öğretmenliğin gücü tam da burada saklıdır.
Benim için bugünün ayrıca başka bir anlamı var.
Yolumun bir dönem öğretmen lisesinden geçmiş olması, öğretmenliği yalnızca sınıfın karşısında duran bir insan olarak değil, ardında büyük bir ideal taşıyan bir meslek olarak tanımama vesile oldu.
O kültürün içinden geçenler bilir…
Öğretmenlik bize yalnızca bir meslek olarak anlatılmazdı. İnsana, topluma ve geleceğe karşı taşınan bir sorumluluk olarak öğretilirdi.
Bugün dönüp geçmişe baktığımda hayatıma dokunan öğretmenlerimi yalnızca bana öğrettikleri bilgilerle hatırlamıyorum.
Bir bakışlarını…
Bir cümlelerini…
Verdikleri cesareti…
Bazen de söyledikleri gün anlamadığım ama yıllar sonra hayat bana öğrettiğinde anlamını kavradığım öğütlerini hatırlıyorum.
Çünkü iyi bir öğretmen öğrencisine yalnızca bugünü için bilgi vermez; yıllar sonra ihtiyaç duyacağı bir cümleyi de bırakır.
Ve işin en güzel tarafı şudur: Bir öğretmen, yıllar önce söylediği küçücük bir sözün bir öğrencisinin hayatında ne kadar büyük bir yere dönüştüğünü hiçbir zaman öğrenemeyebilir.
Ama o söz oradadır.
O iz oradadır.
Ve yıllar geçse de o öğretmen, öğrencisinin içinde bir yerlerde yaşamaya devam eder.
Bugün; bana yalnızca öğretim değil, eğitim de veren öğretmenlerimin, beni gören, anlayan, sorgulamaya ve düşünmeye teşvik eden bütün eğitimcilerin…
Öğretmen olan ve benim gibi yolu öğretmen liselerinden geçmiş arkadaşlarımın…
Ve dünyanın herhangi bir yerinde bir çocuğun hayatına bilgiyle birlikte vicdan, merhamet, özgüven, sorgulama cesareti ve umut katmaya çalışan bütün öğretmenlerin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Çünkü bazen bir çocuğun kaderini değiştirmek için büyük mucizelere gerek yoktur.
Onu gerçekten gören, anlayan ve ona inanan tek bir öğretmen yeter…
-Leyla Edinç

Paylaş
★

Değerlendir

Bu sayfayı değerlendirin
5.00
5 üzerinden
Değerlendirme için yıldızlardan birini seçin
Değerlendirmeniz kaliteyi geliştirmemize yardımcı olur.

Yorumlar RSS YORUMLAR - 0

Yorum Yap

Zorunlu değil

Güvenlik Kodu

Captcha