Leyla Edinc
Anasayfa Leyla'dan Leyla'ca Aforizmalar
Ana sayfa | Leyla'dan | RUHUN ÖZGÜRLÜĞÜ

Özgürlük denildiğinde çoğu insanın aklına bir yerden gitmek gelir. Başka bir şehir, başka bir ülke, başka bir hayat…

Oysa insan bazen binlerce kilometre yol gider de kendinden bir adım bile uzaklaşamaz. Çünkü insanı asıl sınırlayan şey her zaman yaşadığı yer değildir. Bazen alışkanlıklarıdır, bazen korkuları, bazen başkalarının O’nun hakkında ne düşüneceğine verdiği önem, bazen de yıllardır kendisine anlattığı aynı hikayedir.

  Gerçek özgürlük, bulunduğun yerden çıkmak değil, kendine çizdiğin sınırların dışına çıkabilmektir.

İnsan hayatının bir döneminde kendisini tanımlamaya başlıyor:

“Ben böyleyim.”

“Ben bunu yapamam.”

“Benim yaşımdan sonra olmaz.”

“Benim hayatım artık böyle.”

  Ve farkında olmadan kendi elleriyle görünmez duvarlar örüyor etrafına.

Oysa insanın kendisine söyleyebileceği en özgür cümlelerden biri şudur: “Ben değişebilirim.”

Çünkü değişmek geçmişimizi inkar etmek değildir. Dün olduğumuz insana ihanet etmek hiç değildir. Tam tersine, yaşadıklarımızdan öğrendiklerimizi yanımıza alıp kendimizin başka bir haline doğru yürümektir.

Bazen daha cesur birine…

Bazen daha sakin.

Bazen daha az kırılan, bazen daha çok hisseden.

Bazen de artık herkesi memnun etmeye çalışmayan birine.

İnsan büyüdükçe aslında dünyayı değil, kendisini aşmayı öğreniyor.

Bir zamanlar korktuğu şeyleri yapıyor.

Bir zamanlar sustuğu yerde konuşuyor.

Bir zamanlar vazgeçemediği insanlardan vazgeçebiliyor.

Bir zamanlar çok önemli sandığı şeylerin artık hiçbir anlamı olmadığını görüyor.

Ve belki en önemlisi, başkalarının kendisi için çizdiği hayatla kendi istediği hayat arasındaki farkı anlamaya başlıyor.

Ruhun özgürlüğü biraz da burada başlıyor.

İnsanın kendi hayatının seyircisi olmaktan vazgeçtiği yerde.

Çünkü özgürlük yalnızca istediğin yere gidebilmek değildir. İstemediğin yerde kalmak zorunda olmadığını bilmektir.

Yalnızca konuşabilmek değildir; gerektiğinde susmayı seçebilmektir.

Yalnızca insanlardan uzaklaşmak değildir; seni küçülten düşüncelerden de uzaklaşabilmektir.

Ve özgürlük her zaman büyük kararlarla gelmez.

Bazen küçücük bir “hayır”dır.

Bazen yıllardır ertelediğin bir başlangıç.

Bazen tek başına çıktığın bir yol.

Bazen kimseye açıklama yapmadan verdiğin bir karar.

Bazen de aynaya bakıp: “Ben artık eskisi gibi düşünmüyorum.” diyebilmektir.

İnsan değişmekten korkmamalı.

Çünkü hayat boyunca aynı kalmak, çoğu zaman sadakat değil, korkudur.

Yaş almak yalnızca yılların geçmesi olmamalı. İnsan biraz daha anlamalı, biraz daha sorgulamalı, gerektiğinde fikirlerini değiştirebilmeli. Dün doğru bildiğinin bugün yanlış olabileceğini kabul edebilmeli.

Kendi sınırlarını zorlamak da hep daha yükseğe çıkmak demek değildir.

Bazen yüklerinden kurtulmaktır.

Daha az korku.

Daha az öfke.

Daha az “el alem ne der?”

Daha az geçmiş.

Ve daha fazla kendin olmak…

Belki insanın hayatındaki en uzun yolculuk, bir ülkeden başka bir ülkeye yaptığı yolculuk değildir.

Kendisine doğru yaptığı yolculuktur.

O yolun pasaportu yoktur.

Sınırı yoktur.

Yaşı yoktur.

Ve insan ister yirmisinde olsun ister altmışında, kendisiyle ilgili yeni bir şey keşfedebildiği sürece hala yoldadır.

Çünkü ruhun özgürlüğü, istediğin her yere gidebilmekten çok daha büyük bir şeydir: Dün olduğun insanın içinde ömür boyu yaşamak zorunda olmadığını bilmektir.

Gerçek değişim budur. Hayatın seni değiştirmesini beklemek yerine, kendi hayatına dokunacak cesareti göstermek.

Ve bir gün geriye baktığında,“Ne kadar uzağa gitmişim,” demek değil sadece…

“Ne kadar değişmişim.

Ne kadar büyümüşüm.

Ve sonunda, ne kadar kendim olmuşum.” diyebilmektir.

-Leyla Edinç

Paylaş
X

Değerlendir

Bu sayfayı değerlendirin
0
5 üzerinden
Değerlendirme için yıldızlardan birini seçin
Değerlendirmeniz kaliteyi geliştirmemize yardımcı olur.

YORUMLAR - 0

Yorumunuzu yazın

Zorunlu değil

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

Captcha