Son Yazılar
Anasayfa Keşfet Leyla'dan Leyla'ca Aforizmalar
Leyla Edinc
Ana sayfa | Leyla'dan | BEN, KENDİMİ ANLATMAYI BIRAKTIĞIMDA GİTTİM

Bazı vedalar sözcüklerle yapılmaz. İnsan bazen bir kapıyı kapatmadan, bir elveda bile demeden çıkar bir başkasının hayatından. Ve en derin ayrılıklar, gidenin yokluğunun çok sonra fark edildiği ayrılıklardır…
Bir zamanlar,
Kendimi anlatmak için ne çok kelime tükettim.
Yanlış anlaşılmasın diye sustuğumda bile,
Sessizliğimin nedenini anlatmaya çalıştım.
Bir bakışımın ardındaki hüznü,
Bir cümlemin içindeki kırgınlığı,
Bir uzaklaşmanın öncesindeki binlerce çığlığı
Duyabilsinler istedim.
Oysa insan,
Duymak istemeyen bir kalbe
Dünyanın bütün dillerinde seslense de
Anlatamaz kendini.
Ve ben bunu,
En çok konuştuğum zamanlarda değil,
Artık söyleyecek sözüm kalmadığında öğrendim.
Çünkü bazı insanlar
Seni yalnızca kendi bildikleri kadar tanır.
Kendi korkularının, önyargılarının,
Kendi eksikliklerinin penceresinden bakarlar sana.
Sen ne kadar kendini açarsan aç,
Onlar yalnızca görmek istediklerini görürler.
Bir gün anladım…
İnsan, kendini anlatmak zorunda kaldığı yerde
Aslında çoktan yalnız kalmıştır.
Ve o gün,
İçimde bir şey sessizce yer değiştirdi.
Ne öfkeydi bu,
Ne de bir intikam arzusu.
Sadece yorulmuş bir ruhun
Kendi huzuruna dönme isteğiydi.
Artık kimseye
Neden kırıldığımı anlatmadım.
Neden sustuğumu,
Neden eskisi gibi aramadığımı,
Neden bir zamanlar uğruna savaştığım şeylerden
Usulca vazgeçtiğimi açıklamadım.
Çünkü öğrendim ki;
Her gerçek açıklanmak zorunda değildir.
Her kırgınlık bir mahkeme,
Her insan bir yargıç,
Her suskunluk bir savunma değildir.
Bazen insanın kendine verebileceği
En büyük özgürlük,
Başkalarının zihnindeki kendisini
Düzeltmeye çalışmaktan vazgeçmesidir.
Ben de vazgeçtim…
Ama insanlardan değil önce,
Onların beni anlayacağına dair
İçimde büyüttüğüm o çocukça umuttan.
Bir zamanlar
Bir tek sözleriyle sevinebilen kalbimi,
Bir tek bakışlarıyla incinebilen ruhumu
Yavaşça geri aldım ellerinden.
Ne büyük bir devrimdi bu,
Kimsenin fark etmediği…
Çünkü bazı devrimler
Meydanlarda değil,
İnsanın kendi içinde gerçekleşir.
Ne bir bayrak dalgalanır,
Ne bir zafer ilan edilir.
Sadece insan,
Artık kendisini tüketen yerde kalmamaya
Karar verir.
Ve ben gittim…
Ama sandıkları gibi
Bir gecede gitmedim.
Her duyulmayan cümlemde biraz,
Her görmezden gelinen inceliğimde biraz,
Her karşılıksız kalan emeğimde,
Her değersizleştirilen sevgimde
Bir parçamı geride bırakarak gittim.
Onlar benim hala orada olduğumu sanırken
Ben çoktan uzaklaşmaya başlamıştım.
Çünkü insan,
Birinin hayatından önce kalben çıkar.
Bedeni yalnızca
O gecikmiş ayrılığın son tanığıdır.
Sonra bir gün,
Belki sıradan bir sabahın sessizliğinde,
Belki alıştıkları bir sesin yokluğunda,
Belki de artık hiç çalmayan bir telefonda
Fark ettiler…
Ben yoktum.
Ne bir hesap soruş,
Ne bir sitem,
Ne de geri dönmemi bekleyen
Yarım bırakılmış bir cümle vardı ardımda.
Yalnızca yokluğum…
Ve belki ilk kez,
Benim anlatamadığım her şeyi
Sessizliğim anlatıyordu.
Ne tuhaftır insan…
Varlığına alıştığı şeyin değerini
Çoğu zaman yokluğuyla ölçer.
Hep orada olacağını sandığı bir kalbin
Bir gün gerçekten gidebileceğine inanmaz.
Oysa hiçbir sevgi sonsuz bir bekleyiş,
Hiçbir sadakat sınırsız bir tahammül,
Hiçbir anlayış
İnsanın kendinden vazgeçmesi değildir.
Ben artık biliyorum…
Gitmek her zaman terk etmek değildir.
Bazen gitmek,
Kendini terk etmeyi bırakmaktır.
Ve affetmek,
Mutlaka geri dönmek anlamına gelmez.
İnsan birini affedebilir,
Ona içinden bütün iyilikleri dileyebilir,
Ama bir daha
Hayatında yer vermemeyi seçebilir.
Çünkü olgunluk,
Her kapıyı yeniden açmak değil,
Hangi kapının ardında
Kendini kaybettiğini hatırlayabilmektir.
Şimdi kim ne düşünürse düşünsün,
Ben artık kendi gerçeğimin
Başkalarının onayına ihtiyacı olmadığını biliyorum.
Beni yanlış hatırlayanlar olabilir.
Hikayemizi kendilerine göre anlatanlar,
Gidişime başka anlamlar yükleyenler,
Hatta beni suçlayanlar…
Varsın olsun.
Herkesin hafızasında
Kendimi savunarak yaşayacak değilim.
Ben kendi vicdanımın tanığıyım.
Neyi neden yaptığımı,
Ne kadar sabrettiğimi,
Hangi gecelerde içimden sessizce yıkıldığımı,
Hangi sabahlarda hiçbir şey olmamış gibi
Hayata devam ettiğimi
En iyi ben biliyorum.
Ve artık bu bana yetiyor.
Çünkü hayat,
Herkes tarafından anlaşılacak kadar uzun değil.
Ve insanın ömrü,
Kendisini sevmeyi bilmeyenlere
Sevilmeye değer olduğunu kanıtlamak için
Fazlasıyla kısa.
Bugün geriye dönüp baktığımda
Ne gittiklerime pişmanım,
Ne de sustuklarıma…
Yalnızca bir şeyi
Daha erken öğrenmiş olmayı isterdim:
İnsan, kendisini anlamak istemeyenlere
Kendini anlatmayı bıraktığında kaybolmaz.
Aksine, ilk kez kendisine kavuşur.
Ve şimdi…
Bir zamanlar beni kaybettiklerini
Yeni fark edenlerin hayatında
Ben çoktan geçmiş zamanım.
Ne kırgınlığımı taşıyorum artık,
Ne de anlaşılma beklentimi.
Çünkü bazı hikayelerin sonu
Bir kavuşmayla değil,
İnsanın kendi içine huzurla dönmesiyle yazılır.
Ben onların hayatından çıktığım gün değil,
Kendimi anlatmayı bıraktığım gün gittim.
Onlar yokluğumu fark ettiklerinde
Ben çoktan kendimi bulmuştum…
-Leyla Edinç

Paylaş
★

Değerlendir

Bu sayfayı değerlendirin
5.00
5 üzerinden
Değerlendirme için yıldızlardan birini seçin
Değerlendirmeniz kaliteyi geliştirmemize yardımcı olur.

Yorumlar RSS YORUMLAR - 0

Yorum Yap

Zorunlu değil

Güvenlik Kodu

Captcha