Leyla Edinc
Anasayfa Leyla'dan Leyla'ca Aforizmalar
Ana sayfa | Leyla'dan | UÇURTMAYI VURMASINLAR — 1989

Bazı filmler yalnızca izlenmez; insanın hayatının bir yerine dokunur ve yıllar sonra bile aynı sahneye döndüğünüzde, sizi geçmişinizin bir anına götürür.

Uçurtmayı Vurmasınlar benim için böyle bir film.

İstanbul Hukuk Fakültesi’nde öğrenciydim. Güngören’de iki öğrenci arkadaşımla birlikte yaşıyor, ev arkadaşlarımdan Hülya ile Türkiye’nin ilk AVM’si olan Galleria’daki Pizza Hut’ta çalışıyorduk.

  Film vizyona girmişti. O gün saat ikide işte olmamız gerekiyordu. Sinemaya gitmek istiyorduk ama ikimizin cebindeki para ancak evden Bakırköy’e gidecek minibüs parasına yetiyordu. Bu yüzden o sabah üniversiteye de gidemedik. Bahçelievler’e kadar yürüdük. Sinemanın önünden geçerken filmin afişini gördük.

İki bilet alabilecek kadar paramız vardı.

Ama işe gitmek için dolmuş parası kalmıyordu.

Birbirimize baktık. “Yürürüz,” dedik. Filmi izledik.

Ve çıktığımızda ağlayarak Galleria’ya kadar yürüdük.

O zamanlar gece servisimiz vardı; bizi işten sonra evlerimize bırakıyordu. Fakat ertesi gün okula, sonra da işe gidebilmek için cebimizde para yoktu. Haftalığımızı ancak ertesi gün alacaktık.

Pizza Hut’ta bahşişler ortak bir kutuda toplanıyor, hafta sonunda çalışanlar arasında paylaştırılıyordu. Fakat kutu açıldığında içeride olması gereken para çoğu zaman yoktu. En çok bahşiş alan iki kişi de Hülya ve bendik; çünkü üniversitede okuyan yalnızca bizdik ve restorana gelen özel müşterilere genellikle bizim servis yapmamız isteniyordu.

O gece futbolcu Prekazi geldi. Servisini ben yaptım ve bana 20 lira bahşiş verdi.

O 20 lirayı bahşiş kutusuna koymadım.

Hayatımda ilk ve son kez böyle bir şey yaptım.

Çünkü o paraya ertesi sabah okula gidebilmek için ihtiyacımız vardı. O gece eve geldiğimizde Hülya bana, “Sabah okula nasıl gideceğiz?” diye sordu. Ben de 20 lirayı kutuya atmadığımı söyledim.

Diğer bütün bahşişlerimizi kutuya koymuştuk. Sadece o 20 lira, o gece bizim için başka bir anlam taşıyordu.

Ertesi gün haftalığımızı aldığımızda o 20 lirayla bir pasta aldık ve restauranta götürdük.

Neden aldığımızı kimseye anlatmadık.

Ama hepimiz yedik.

Belki de hayat bazen böyle garip bir adalet duygusuyla ilerliyor. Bir günlüğüne, küçücük bir aksama… Sonra yine paylaşmak, yine birlikte olmak.

Yıllar geçti.

Şimdi ne zaman Uçurtmayı Vurmasınlar filmini görsem, yalnızca Barış’ı, İnci’yi, o soğuk duvarları ve gökyüzüne yükselmeye çalışan uçurtmayı görmüyorum.

Kendi gençliğimi de görüyorum.

Parası olmayan iki öğrencinin, “Yürürüz,” diyerek bir filme gitmesini…

Bir filmin ardından ağlayarak kilometrelerce yürümesini…

Yirmi liralık bir bahşişin o gece bizim için ne kadar büyük bir şey olduğunu…

Ve insanın bazen çok az şeye sahipken bile paylaşmayı sürdürebildiğini hatırlıyorum.

  Tunç Başaran’ın 1989 yapımı, Feride Çiçekoğlu’nun aynı adlı romanından uyarladığı Uçurtmayı Vurmasınlar, bir çocuğun gözünden kadınlar hapishanesini, özgürlüğü, sevgiyi ve umudu anlatır. Film, aralarında Uluslararası İstanbul Film Festivali ve 26. Antalya Film Şenliği’nin de bulunduğu birçok festivalden ödüllerle dönmüş; en iyi film, en iyi kadın oyuncu ve en iyi senaryo gibi dallarda takdir edilmiştir.

Ama benim için filmin asıl büyüklüğü ödüllerinde değil.

İnsanın içindeki iyiliği, umudu ve özgürlük arzusunu hatırlatmasında.

Barış her “İnciii” diye seslendiğinde insanın içinden ona sarılmak gelir.

“Çıkacak, çıkacak, af çıkacak” diye onlarla birlikte umut etmek…

Duvarların soğuğunu hissetmek…

Ve sonra o uçurtmaya bakmak…

“Neden uçmuyor İnci?”…

“Uçar bir gün.”…

Belki de bazı filmler tam da bunun için vardır.

Bize, ne kadar zor olursa olsun, bir gün uçmanın mümkün olduğunu hatırlatmak için.

Uçurtmayı Vurmasınlar.

Çünkü bazı uçurtmalar yalnızca gökyüzüne değil, insanın içindeki umuda doğru uçar.

-Leyla Edinç

Paylaş
X

Değerlendir

Bu sayfayı değerlendirin
5.00
5 üzerinden
Değerlendirme için yıldızlardan birini seçin
Değerlendirmeniz kaliteyi geliştirmemize yardımcı olur.

YORUMLAR - 0

Yorumunuzu yazın

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

Captcha