Leyla Edinc
Anasayfa Leyla'dan Leyla'ca Aforizmalar
Ana sayfa | Leyla'dan | ÖZEN VE DİKKAT!

Bir ilişkiyi, bir eseri, bir hayatı ayakta tutan gizli güç…

Hayatta sahip olduğumuz en değerli şeyler çoğu zaman büyük fedakarlıklarla değil, küçük ama sürekli gösterilen özenle korunur. Bir dostluk, bir evlilik, bir aile, bir meslek, hatta insanın kendi ruh sağlığı bile dikkat ve özen gösterildiği sürece güçlenir. İhmal ise sessizdir; bir anda değil, fark edilmeden ilerler. Çoğu zaman insanlar kaybettiklerinde neyi ihmal ettiklerini fark ederler.

  Günümüzde birçok insan güzel olan şeylerin bir gün biteceğine inanıyor. Belki geçmişte yaşadığı hayal kırıklıkları, belki güvensizlikleri, belki de sürekli değişen dünyanın oluşturduğu belirsizlik duygusu onları buna itiyor.

   Asıl sorulması gereken soru  şudur: Güzel şeyler gerçekten kendiliğinden mi biter, yoksa insanlar onları yaşatacak özeni göstermeyi bıraktıkları için mi sona erer?

Özen, sevginin görünen halidir. Bir insan “Seni seviyorum.” diyebilir. Ancak sevginin gerçek karşılığı sözlerden çok davranışlarda ortaya çıkar.

Özen göstermek;

-Karşındaki insanı dinlemektir.

-Onun üzüldüğünü fark etmektir.

-İhtiyaçlarını önemsemektir.

- Kırmamaya çalışmaktır.

-Kırdıysan özür dileyebilmektir.

Çünkü sevgi, ilgiyle beslenir; ilgi ise özenle yaşar.

İhmal edilen sevgi zamanla yalnızca güzel bir anıya dönüşür.

  Dikkat kaybolduğunda değer de kaybolur. 

İnsan zihni alışmaya programlanmıştır.

Her gün gördüğümüz insanlar…

Her gün kullandığımız eşyalar…

Her gün sahip olduğumuz imkanlar…

Bir süre sonra bize sıradan gelmeye başlar.

İşte tam bu noktada dikkat azalır.

Dikkatin azaldığı yerde teşekkür etmeyi unuturuz.

Takdir etmeyi bırakırız.

Karşımızdakinin emeklerini görmez oluruz.

  Aslında değişen sahip olduklarımız değil, onlara bakış açımızdır. Sahip olduğumuz şeylerin kalıcı olduğunu sanırız. İnsan psikolojisinin en büyük yanılgılarından biri “Nasıl olsa hep burada olacak.” düşüncesidir.

Anne babamız…

Eşimiz…

Çocuklarımız…

Dostlarımız…

Sağlığımız…

Gençliğimiz…

Hiçbiri sonsuz değildir.

Bunu bilmek korkuyla yaşamak anlamına gelmez.

Tam tersine, her günün kıymetini bilmeyi öğretir.

Çünkü geçiciliğin farkında olan insan, sahip olduklarına daha çok özen gösterir.

   Sürekli biteceğini düşünmek de zararlıdır. İşin ilginç tarafı, bazı insanlar tam tersini yaşar.

Onlar güzel şeylerin uzun sürmeyeceğine inanırlar.

“Nasıl olsa gidecek.”

“Nasıl olsa bozulacak.”

“Nasıl olsa değişecek.”

Bu düşünce zamanla insanı ilgisizleştirir.

Nasıl olsa bitecek diye çiçek sulanmazsa, gerçekten solar.

Nasıl olsa ilişki yürümez denirse, ilişki gerçekten yürüyemez.

Çünkü beklentiler davranışları şekillendirir. Davranışlar da sonuçları oluşturur.

  Özen emek ister. Özen göstermek tesadüf değildir.

Bilinçli bir tercihtir.

İyi bir ebeveyn olmak özen ister.

İyi bir eş olmak özen ister.

İyi bir doktor, öğretmen, avukat, sanatçı veya zanaatkar olmak özen ister.

Bir işin kaliteli olması, çoğu zaman yetenekten önce gösterilen dikkat sayesinde mümkün olur.

Ayrıntıları önemseyen insanlar, güven veren insanlardır.

Çünkü onlar bilir ki küçük ihmaller büyük sonuçlar doğurabilir.

Bugün insanlar birbirlerine karşı daha sabırsız.

Daha hızlı tüketiyorlar.

Daha kolay vazgeçiyorlar.

İlişkiler kısa sürüyor.

Dostluklar yüzeysel kalıyor.

İş hayatında kalite yerine hız tercih ediliyor.

Bunun temel nedenlerinden biri, özen kültürünün zayıflamasıdır.

Her şey hızlandı.

Ama hiçbir şey derinleşmedi.

Oysa derin bağlar ancak zaman, emek ve dikkatle kurulabilir.

Özen yalnızca başkalarına gösterilmez. İnsan önce kendisine özen göstermelidir. Ruhunu dinlemelidir.

Bedenine iyi bakmalıdır. Dinlenmeye zaman ayırmalıdır.

Yeni şeyler öğrenmeye devam etmelidir. Kendi değerini bilen insan, başkalarının değerini de daha iyi anlayabilir.

  Hayatta güzel olan şeylerin sona ermesi kaçınılmaz olabilir. Ancak birçok güzellik, zamanın değil; ihmalin kurbanı olur. Bir çiçek su istediği için değil, susuz bırakıldığı için solar. Bir dostluk zaman geçtiği için değil, ilgisizlik yüzünden zayıflar. Bir evlilik yıllar geçtiği için değil, özen gösterilmediği için yıpranır. Bir insan sevgisini kaybettiği için değil, sevgisini göstermeyi bıraktığı için uzaklaşır.

  Kendimize soracağımız en önemli soru şudur: Bugün sahip olduklarımızın gerçekten kıymetini biliyor muyuz, yoksa onları ancak kaybettiğimizde mi değerlerini anlayacağız?

   Özen; sevginin, saygının ve sorumluluğun sessiz dilidir. Dikkat ise o özeni her gün yeniden hayata geçiren bilinçtir. Güzel şeylerin ömrünü uzatan da çoğu zaman büyük mucizeler değil, her gün gösterilen bu küçük ama samimi emeklerdir.

-Leyla Edinç

Paylaş
X

Değerlendir

Bu sayfayı değerlendirin
0
5 üzerinden
Değerlendirme için yıldızlardan birini seçin
Değerlendirmeniz kaliteyi geliştirmemize yardımcı olur.

YORUMLAR - 0

Yorumunuzu yazın

Zorunlu değil

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

Captcha