Bir kadının hüznü,
Çoğu zaman sesiyle gelmez dünyaya.
Ne yüksek bir cümlede saklıdır,
Ne de omuzlarına çöken sessizlikte.
En çok gözlerinde büyür acı.
Derin, karanlık bir su gibi…
Bakarken içine, insan yalnız onu değil,
Kendi kayboluşunu da görür biraz.
Çünkü bazı kadınlar gülmeyi çok iyi öğrenirler.
Kalabalık sofralarda kahkaha atar,
Saçlarını toplar, çayı taşırmadan doldurur,
Hayatı eksiltmeden taşırlar avuçlarında.
Ama gözleri…
İşte gözleri ihanet eder onlara.
Bir an dalar gider uzaklara;
Sanki yıllardır dönmeyen birini bekliyormuş gibi.
Sanki içinde konuşulmayan bir vedanın
Küçük mezarlığı vardır.
Ve o gözlerde geceler birikir sessizce.
Uykusuzluklar, yarım bırakılmış sarılmalar,
“İyiyim!” denilerek üstü örtülen kırıklıklar…
Bazı bakışlar vardır;
İnsanın içini ürpertir.
Çünkü bir kadının gözlerinde hüzün varsa
Orada sadece acı yoktur…
Sabır vardır, susmak vardır,
Kendi kendini toplamaktan yorulmuş bir ruh vardır.
Bir kadın gerçekten üzgünse
Bunu önce gözleri öğrenir.
Sonra aynalar fark eder.
Sonra geceler.
Ve en son dünya.
O yüzden dikkatli bak bazı kadınlara;
Çünkü en derin yaralar bağırmazlar…
Sadece gözlerin içinde sessizce otururlar…
-Leyla Edinç
YORUMLAR - 0
Yorumunuzu yazın