Hüznün büyüttüğü kadınları,
Kendi kanatları dışında kimse taşıyamaz.
Çünkü onlar,
Düşerken öğrenmiştir uçmayı;
Bir el uzanmadığında,
Kendi ellerinden tutmayı,
Gecenin en koyu yerinde,
Kendi ışığını yakmayı…
Onların sessizliği susmak değildir.
İçlerinde kopan fırtınaları,
Kimseyi üşütmeden,
Geçirmeyi öğrenmişlerdir.
Bir zamanlar
Bir omuz aramışlardır belki,
Başlarını yaslayıp,
Biraz olsun yorulabilecekleri…
Ama hayat,
En çok da güvendikleri yerden
Çekince ellerini,
Kendi omuzlarına
Yaslanmayı öğrenmişlerdir.
Hüznün büyüttüğü kadınlar
Kolay sevmez artık.
Sevmediklerinden değil;
Bir kalbin içinde
Evsiz kalmanın ne demek olduğunu
Çok iyi bildiklerinden…
Gülüşlerinin ardında
kimsenin bilmediği vedalar,
Gözlerinin dibinde
Çoktan gömülmüş hikayeler vardır.
Ve yine de severler.
Bir çiçeği,
Bir şarkıyı,
Gökyüzünün akşam halini,
Kendilerine iyi gelen küçücük şeyleri…
Çünkü acı
Onları taşlaştırmamıştır;
Yalnızca öğretmiştir
Kime kapı açacaklarını,
Kimden vazgeçeceklerini
Ve ne zaman
Kendilerine döneceklerini.
Artık kurtarılmayı beklemezler.
Çünkü bilirler:
Bazı kadınların kanatları
gökyüzünden verilmez.
Kırıldıkları yerden çıkar.
Her hayal kırıklığı
Bir tüy olur kanatlarında,
Her yalnızlık biraz daha büyütür onları,
Her gözyaşı
Görünmeyen bir güç bırakır ardında.
Sonra bir gün;
Kimse fark etmeden havalanırlar.
Ne onları terk edenlere öfkeyle,
Ne de gelmeyenlere kırgınlıkla…
Sadece kendilerine doğru.
İşte bu yüzden.
Hüznün büyüttüğü kadınları
Kendi kanatları dışında
Kimse taşıyamaz.
Çünkü onlar artık bilir:
Bir kadının en güçlü kanatları,
Bir gün gelip
O’nu taşıyacak birini beklemekten
Vazgeçtiği yerde büyür.
-Leyla Edinç
7 Eylül 2026, Florida
YORUMLAR - 0
Yorumunuzu yazın