Leyla Edinc
Anasayfa Leyla'dan Leyla'ca Aforizmalar
Ana sayfa | Leyla'dan | BEN BU DÜNYADA EN ÇOK ANNE OLMAYI SEVDİM!

Ben bu dünyada birçok şeyi sevdim.

Sevdim, sevildim, çalıştım, ürettim, yoruldum, yeniden başladım…

Hayat bana pek çok sıfat verdi.

Ama bütün sıfatlarımın arasında bir tanesini hep başka türlü taşıdım: Anne olmayı.

Sanırım ben bu dünyada en çok anne olmayı sevdim.

Bugün doğum günüm.

Sabah işyerine geldiğimde beni ilk karşılayan şeylerden biri bu çiçekler ve çikolatalar oldu.

Oğlum göndermiş Michigan’dan.

Okulda olduğu için yanımda olamadı. Sarılamadı bana, “İyi ki doğdun anne!” derken yüzünü göremedim. Ama kilometrelerce uzaktan bir çiçek buketi geldi ve sanki onun elleri dokundu omzuma.

Kartın üzerinde birkaç kelime vardı: “Doğum günün kutlu olsun güzel annem. Sevgiler, Seyitcan.”

İnsan anne olunca anlıyor; bazen birkaç kelime, dünyadaki en pahalı hediyeden daha ağır geliyor kalbine.

Çünkü siz o kelimelerin arkasındaki bütün yılları biliyorsunuz.

Ateşlendiği geceleri…

Okula bıraktığınız sabahları…

Üzüldüğünde sizin de içinizin acımasını…

Başardığında ondan daha çok sevinmenizi…

Büyürken fark ettirmeden arkasından bakışınızı…

Ve sonra bir gün o küçücük çocuk büyüyor.

Kendi hayatını kuruyor.

Sizden kilometrelerce uzağa gidiyor.

Okulu, sorumlulukları, hayalleri oluyor.

Ama bütün o hayatın içinde bir yerde hala annesini düşünüyor.

İşte galiba anneliğin en güzel ödülü de bu.

Bir zamanlar sizin sevginizle büyüttüğünüz çocuğun, yıllar sonra sevgisini kendi diliyle size geri getirmesi…

Bir arkadaşım bana, “Ben senin çocuklarınla yarışamam.” demişti.

Ben o zaman da düşündüm, bugün de aynı şeyi düşünüyorum: Sevgide neden yarışalım ki?

Güzellik yapmanın yarışı olmaz.

İnceliğin sıralaması olmaz.

Bir insanın başka bir insanın yüzünde tebessüm yaratmasının ölçüsü olmaz.

Çünkü gerçek güzellik hesaplanarak yapılmaz.

Yüreğinden gelir ve yaparsın.

Kimi bir çiçek yollar.

Kimi bir telefon açar.

Kimi iki satır yazar.

Kimi hiçbir şey söylemeden sarılır.

Kimi de insanın yıllar önce söylediği küçücük bir şeyi hatırlar ve zamanı geldiğinde önüne koyar.

Mesele ne yaptığı değildir.

Mesele, yaparken seni düşünmüş olmasıdır.

Belki de insan yaş aldıkça hediyelerin maddi değerinden çok, arkasındaki düşünceyi görüyor.

“Bunu seçerken beni düşündü.”…

“Bunu planlarken aklındaydım.”…

“Hayatının telaşı içinde bana bir yer ayırdı.”…

İnsanın kalbine dokunan aslında budur.

Bugün masamın üzerindeki bu çiçeklere baktığımda yalnızca güzel bir buket görmüyorum.

Büyümüş bir çocuğun annesine uzanan elini görüyorum.

Ve düşünüyorum…

Hayatta çocuklarıma bıraktığım en büyük miras ne olacak bilmiyorum. Belki söylediklerimin çoğunu unutacaklar. Belki birlikte yaşadığımız günlerin bazı ayrıntıları zamanla silinecek.

Ama bir şeyi hiç unutmamalarını isterim: Çok sevildiler.

Öyle böyle değil…

Bir annenin yüreğinin yetebildiği kadar, hatta bazen yetemeyip taştığı kadar sevildiler.

Bugün Michigan’dan gelen bu çiçekler bana şunu hissettirdi: Demek ki verdiğimiz sevgi kaybolmuyor.

Yıllarca bir çocuğun kalbine bıraktığınız küçücük şeyler orada bir yerde birikiyor. Sonra o çocuk büyüyor ve hiç beklemediğiniz bir sabah o sevgi size bir buket çiçek, bir kutu çikolata ve birkaç kelime olarak geri dönüyor.

Ve siz o anda anlıyorsunuz:

Bir annenin hayat boyunca verdiği sevginin hesabı tutulmaz.

Ama bazen hayat, o sevginin makbuzunu çiçeklerle gönderir.

Bugün doğum günüm.

Ve bütün hediyelerin arasında yine en çok sevdiğim şeyi düşünüyorum: Ben bu dünyada en çok anne olmayı sevdim.

Çünkü çocuklarım benim yaptığım en güzel şey değil sadece… Onları sevmek, bu hayatta olduğum en güzel insan halim… ????????????

-Leyla Edinç

Paylaş
X

Değerlendir

Bu sayfayı değerlendirin
0
5 üzerinden
Değerlendirme için yıldızlardan birini seçin
Değerlendirmeniz kaliteyi geliştirmemize yardımcı olur.

YORUMLAR - 0

Yorumunuzu yazın

Zorunlu değil

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

Captcha