Bir çiçeğin üzerine iliştirilmiş parlak bir kurdele değildir.
Bir kutlama günü değil yalnızca…
Bir hatıradır.
Dumanla yazılmış bir hatıra.
New York’ta bir fabrikanın pencerelerinden
Göğe yükselen siyah bir çığlık vardır hala.
İplerin, kumaşların, makinelerin arasında
Hayatlarını dokuyan kadınlar
Bir gün kendi kaderlerinin ateşine bırakıldılar.
Kapılar kapalıydı.
Ama onların elleri açıktı hayata.
Bir iğnenin ucunda sabır vardı,
Bir ipliğin içinde umut.
Onlar sadece gömlek dikmiyorlardı,
Dünyayı dikiyorlardı aslında.
Sekiz Mart
Bu yüzden bir alkış günü değildir yalnızca;
Bir durup hatırlama günüdür.
Kadın;
Toprağın en eski hafızasıdır.
Bir tohumun nasıl uyanacağını bilir,
Bir çocuğun nasıl nefes alacağını,
Bir yarının nasıl büyütüleceğini.
O üretir.
Emeğiyle, kalbiyle, rahmiyle
Hayatı çoğaltır.
Bir kadın yürüdüğünde
Yalnız yürümez aslında;
Arkasında geçmişin sabrı,
Önünde geleceğin ışığı vardır.
Sekiz Mart
Bir gül vermek için değil yalnızca,
O güllerin hangi ateşlerden geçerek
Açtığını hatırlamak içindir.
Çünkü dünya
Bir kadının ellerinde döner hala.
Ve her yeni gün
O’nun sabrıyla yeniden doğar.
-Leyla Edinç
7 Mart 2026, Florida
YORUMLAR - 0
Yorumunuzu yazın