Bazı roller vardır,
Omuzlara usulca değil, borç gibi çöker.
“Güçlü olmak!” derler,
Susmak, taşımak, yetişmek…
Bir süre sonra insan kendi sesini bile,
Başkalarının ihtiyaçlarının arasında kaybeder.
Ve en çok da orada, kimse fark etmeden,
Kendine olan şefkatini yitirir insan.
Kendine sarılmayı unutmuş bir kalp,
Başkasına nasıl gerçek bir sıcaklık verebilir ki?
İçi kuruyan bir kuyudan
Su çekmeye çalışmak gibidir bazen sevmek…
Oysa sevgi
Belki de büyük cümlelerde değildir…
Belki birlikte bakılan bir gökyüzünde,
Aynı anda sessizleşebilmektir.
Bir kahkahanın tam ortasında
“İşte hayat bu!” diye içten içe hissedebilmektir.
Belki bir bardak çayı özenle uzatırken,
Karşındaki insanın gözlerinde
“Anlaşıldım!” duygusunu görebilmektir sevgi.
Birine iyi gelen şey olmak;
Onu değiştirmeden, eksiltmeden, korkutmadan.
Şefkatle bakabilmektir belki;
İnsanın yaralarını görüp,
Yine de ürkmeden yanında kalabilmektir.
Çünkü gerçek sevgi
Yalnızca kalpte hissedilen değil,
Karşındakinin ruhunda güvene dönüşendir.
Ve insan,
Birine içtenlikle iyi geldiğinde,
Kendindeki kırık yerlerin de,
Usul usul iyileştiğini fark eder bazen.
Sevgi biraz da budur belki:
Birbirini tamamlamak değil…
Birbirinin yükünü sessizce hafifletmek.
Bir ruhun, başka bir ruha
“Yalnız değilsin” diyebilmesidir.
-Leyla Edinç
YORUMLAR - 0
Yorumunuzu yazın