Dışa baktım,
Şehirler gördüm…
Kalabalık caddelerde
Kendi sesimi kaybettim.
İçe baktım,
Bir çocuk buldum;
Suskunluklardan örülmüş,
Konuşamadığı cümleleri
Yüreğinde saklayan…
Sustuğum şeyler var benim,
Hiç anlatılmamış ayrılıklar,
İçimde kaybolup giden insanlar,
Ve dönüp dolaşıp
Bana çıkan yollar…
Sonra anladım;
Kimsenin benden alamayacağı
Bir servetim varmış:
Kendim…
Benim sesim,
Benim aklım,
Benim hikayem…
Benden başka kimsenin
Yazamayacağı bir şiir,
Çizemeyeceği bir resim,
Yaşayamayacağı bir hayat…
Bu yüzden
Bir sabah yeniden doğar gibi
Yazdım…
Güldüm…
Dans ettim…
Ve korkmadan sevdim.
Çünkü Aşk,
Bende açan bir çiçekmiş.
İster bir kalbin bahçesine dikersin,
İster yalnızlığın toprağına…
Kimi sever seni,
Büyütür dallarını göğe;
Kimi sevmez,
Ve sessizce soldurur.
Ama öğrendim…
Çiçeğin suçu değildir solmak,
Yanlış toprağın hikayesidir bazen.
Ve öğrendim ki,
Acına ortak çok olur dünyada…
Gözyaşına omuz veren,
Kederini paylaşan…
Ama sen güldüğünde,
Mutluluğunu kıskanmadan
Seninle gülebilenler…
İşte onlar,
Kalbin göğüne değmiş
Üstün ruhlardır.
Şimdi biliyorum;
İnsan ne başkasında kaybolmalı,
Ne de kendinden vazgeçmeli.
Çünkü dışa bakan rüya görür belki,
Ama içe bakan…
Kırık dallarını,
Solmuş çiçeklerini,
Kaybettiği insanları,
Ve hala atan kalbini görür.
Ve bir gün,
Kendi içine bakabilen herkes,
En büyük mucizeyi keşfeder:
Aradığı bütün yollar,
Hep kendine çıkarmış.
-Leyla Edinç
YORUMLAR - 0
Yorumunuzu yazın